Pazar Günü Gezisi ve Deniz Müzesi

1 Comment

17 Şubat…Pazar günü…Dışarda kar var,evde internet yok…Deliriyorum haliyle…Ne yapsam,ne yapsam..Dedim gideyim Kız Kulesi ve Galata Kulesi resimleri çekeyim…Aydınlatma projesi aldım ya hem tarihsel hem sanatsal…Ünlü olacağım ben :) Neyse…Başlamak lazım biryerden tabii..Beşiktaş’a kadar yürüdüm..Deniz Müzesi’ni gördüm..Hep görüyordum da hiç girmemiştim..E ayıp tabii 24 yıllık İstanbullu 2mi3,ayıp etmiş buraya girmemekle…Kapısında bir yazı..Saltanat Kayıkları Sergisi…Giriş ücreti Öğrenci : 1 ytl….Daha ne olsun…Hemen başladım ana binadan…Meğer bu ülkenin kökleri deniz üzerine ne kadar da ilgiliymiş, ve dolayısıyla gelişmiş…Tabii bir aydınlatma tasarımcısı olarak (daha olmadım olacağım) müze içi eserlerin aydınlatmasını beğenmedim…Gemi maketleri ve tablolar güzel ama göze hitap etmiyordu…Edemiyordu…Kafamdan geçti tabii ilerde buraya para talebinde bulunmadan bir proje çizerim :) Neyse o binadan çıktım bir yandakine girdim..İşte orda 6-7 metrelik 20-25 tane kayığın içinde kayboldum…Hepsi gerçek,hepsi zamanında kullanılmış..Atatürk’ün bindiği sandaldan tutun da Abdülaziz’in kayığına kadar…Kimisinin içine mankenler koymuşlar,giydirmişler dönem kıyafetlerini….Alayının gemi başları mükemmel bir incelikle tasarlanmış…Tabii Aydınlatma yok gene :)   Ama buraya da bir proje çizerim ilerde….İçeride ayrıca Bizanslıların yani dedelerimin Haliç’in ağzını kapatmak için koydukları zinciri de gördüm…..Ama o saltanat kayıkları..Herkes gidip görmeli,1 ytl zaten…Onları görün ve şu an yaşadıklarımızla bir karşılaştırın…Adamlar nelerle uğraşıyorlarmış biz nelerle uğraşıyoruz….Unutmadan…Gemilerin,kayıkların alayının yanında açıklamaları vardı,Türkçe İngilizce….İngilizce’de gemiye ‘She’ dediklerini gördüm çok hoşuma gitti..Onları birer kız olarak görüyorlar…Gerçekten de kız gibiler duruşları ve görüntüleriyle dönemlerinin en güzel kızları….

Oradan çıktım bastım gittim Ortaköy’e….Kahve içerken okuduğum dize çok hoşuma gitti…Sunay Akın’ın Kız Kulesi’ne bakış açısı….İstanbulu bir anne ve  kız kulesini bir biberon olarak belirtmiş,soğusun diye soğuk suda bekletilen…..

Bilgisayar laboratuarındaki memur okulun tatil edildiğini belirtti..Y.T.Ü işte…derse girdik çıktık okul tatil edildi…Yazıma ara vermiyorum burada sonlandırıyorum ki görsün millet bazı saçmalıkları :)

Fahişeden Sokrates Doğurtma Yöntemi

1 Comment

‘…İlk kez mi yapacaksın?Peki kız arkadaşın yok mu?Buraya ya umudu olmayanlar ya da doyumsuzlar gelir.”

Fahişe bu sözleri söylediğinde çocuk düşünmeye başladı.Umutsuz değildi,ama doyumsuz da değildi.Daha evvel yapmadığı birşey için nasıl istek duyabilirdi ki.”İçgüdü….Kediler,köpekler gibi…Peki ben neden burdayım.Ah evet,milli olmak,çevremde kademe atlamak…Yapınca değerli oluyorsun.Herkes başına toplanıyor.Kızlar bile…Merak ediyorlar…Nasıl birşeydi acaba…Onların işi de zor..Sahibini bekleyen ve mühürlü varlıklardı çoğu…Ama ya içgüdü.Peki bu ‘ne derler’ baskısı içgüdüden daha mı kuvvetli.Böyle böyle durdurdular insanlar kendilerini.Ve cinsellik bir beceri,bir lüks ve bazen bir vahşet haline geldi…Belki de herkesin bir hakkı vardı…Ama erken ama geç…Sabretseler kilit-anahtar uyumunda bedenlerini bulacaklardı.Ama ya toplum bunu engelledi,ya da insanlar acaba bu mu diyerek deneme-yanılma yoluna gittiler…”

 Çocuk bunları düşündükten sonra fahişenin yüzüne baktı ve teşekkür etti.Odayı terk ettiğinde kapıda bekleyen eniştesinin göğsü gururdan kabarmıştı.Çocuk hiç birşey söylemedi…Ya bazı şeylerin farkına vardı ya da tepki alır diye çekindi…Orasını bilemiyoruz….Ama fahişenin birkaç sorusu çocuğun bunları düşünmesine neden oldu..Tıpkı Sokrates’in doğurtma yöntemi (*) gibi..

(*) Doğurtma yöntemi:Sokrates felsefesine göre bilgi ve düşünceler doğuştan insanın içindedir.Kendisi varlığının farkına bile varmaz.Ama uygun sorularla o bilgiler ve düşünceler ortaya çıkarılabilir.)

..Peki ya Bowie Ölürse !!??

1 Comment

.bowie.jpg

”…Peki ya Bowie ölürse…E ne yapıcam  o zaman ben…Hiç konserini de izleyemedim…Offf…Kahramanım ya ölürse.’We can be Heroes’ hani…Ölmesin o…Peki ya ölürse…Cenazesine gidecek param var mı acaba?”  

   Hemen hesap cüzdanı kontrol edilir…”Kahretsin..Yetmez ki bu…Of ya ölmesin Bowie…”  Ağlamaya başlar 2mi3…Ne yakınlarını kaybetti ama böyle ağlamamıştı hiç…Ya da ya ölürse diye hiç düşünmemişti biri için…Bowie’yi bu kadar değerli kılan ne olabilirdi ki onun için? Rock’nRoll Suicide,Heroes belki de Rebel Rebel…Çok önemliydi onun için Bowie…Kaç aydır onun için bir yazı yazmak istiyordu ama beceremiyordu…Sığdıramıyordu kelimelere..Olmadı,beğenmedim,bu fena değil ama si.tir et….

O zaman Bowie için yazdığım yazı bu olsun…Ya da  olmasın…

 (Bir hafta evveline kadar yaşanmış gerçek bir olaydan)

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.