Mitoloji Gerçekleri: Prometheus ve Karaciğerin Yenilenmesi

3 Comments

 Yunan Mitolojisi’nde anlatılan bir çok efsane günümüz gerçeklerini içerir.Hesiodos ve Homeros’a göre düşünürsek günümüzden yaklaşık 2700 yıl evvel anlatılan efsanelerdeki gerçekler hakikaten şaşırtacak derecedendir.Özellikle içinde bir tıp gerçeğinin geçtiği efsaneler ‘Bu adamlar 2700 sene evvel bunu nasıl anlamışlar?’ dedirtecek cinsten.

Günümüzde,karaciğerin kendini yenileyen bir organ olması neredeyse herkes tarafından bilinen bir gerçektir.Bu gerçek,Yunan Mitolojisi’nde Prometheus’un hikayesinde saklıdır.

21-prometheus_LG

‘Prometheus,Tanrılar’dan önce varolan Titanlar’dan İapetos’un oğludur.Zeus’un bir kuzenidir denilebilir kendisi için.Kile şekil vererek ilk insanları yaratan olarak geçmektedir.Oysa Hesiodos’un Theogonia isimli eserinde ,insanın yaradılışı bu şekilde anlatılmamıştır.Hesiodos’a göre Prometheus ilk insanın yaratıcısı değil,velinimetidir.

 Efsaneye göre Prometheus ,bir kurban töreni sırasında,kestiği sığırın etlerini ve iç organlarını hayvanın işkembesine sararak derisinin altına,sıyrılmış kemikleri ve arta kalan kısımları da içyağına sararak Zeus’a sunar.O’na kendi payını seçmesini ve diğer kalan payı da insanlara vereceğini söyler.Zeus iç yağına sarılmış olanı tercih eder,tabii yağı kaldırdığı an kemikleri görecek ve Prometheus’un onu bu şekilde aldatmasına kızacaktır.Bu durum üzerine Zeus,insanlara ateş göndermemeye karar verir böylece eti pişiremeyeceklerdir.Fakat insanları her zaman destekleyen Prometheus,Hephaestios’un ocağından çaldığı ateşi insanlara yollar.Bir başka anlatıma göre Prometheus bu ateşi,güneşin tekerleğinden çalmıştır.

Prometheus’un kendisini aldatmasına ve insanlara verdiği cezayı hiçe sayarak onlara yardım etmesine kızan Zeus,Prometheus’u Kafkas Dağları’na zincirlemiştir.Ayrıca bir kartalı da Prometheus’un ciğerini yemesi üzerine başına musallat etmiştir.Kartal hergün Prometheus’un yanına geliyor,karaciğerini yiyor ve ertesi gün karaciğer yeniden oluşuyordu.’

Prometheus daha sonradan Heracles tarafından kurtarılmıştır.

Efsane ilk bakıldığında,insanın ateşle tanışmasının öyküsü veya en basitinden Prometheus’un cezalandırılmasının öyküsüymüş gibi algılanmaktadır.Tabii ki efsane bunları da içermektedir.Ama günümüz gerçeklerine baktığımızda , bu hikayedeki en önemli unsurun ‘Karaciğerin Yenilenmesi’ olduğu kanısına varmaktayız.Günümüzden 2700 yıl önce karaciğerin bu özelliği biliniyormuşcasına bir efsane anlatılmıştır.Belki bu gerçek ilk defa bu efsane içerisinde belirtilmiştir,belki de bilinen bir gerçek kullanılarak efsaneye bir detay katılmıştır.

Yazan:Dimitri Daravanoğlu

Kaynakça:

1-)Grimal P.,Mitoloji Sözlüğü,Çev.Sevgi Tamgüç,Sosyal Yayınlar,iSTANBUL, 1997

2-)Mavromataki M.,Greek Mythology and Religion,English Edition,HAİTALİS,Athens,1997

Achilles’in Mezarı ve Büyük İskender’in Mitolojik Ataları

Leave a comment

 ‘Kendisi de Akhilleus’un mezarına elleriyle çelenk koydu.Hephaiston’da da Patroklos’un mezarına çelenk koyduğu rivayet edilir.Söylendiğine göre İskender burada Akhilleus’un anısını gelecek nesillere nakleden Homeros gibi bir şairin varlığından dolayı ne denli şansı olduğunu belirtmiş’ Arrianos,Aleksandrou Anabasis,12.

Flavius Arrianos,’İskender’in Seferi (Aleksandrou Anabasis)’ isimli eserinde ,İskender’in Achilles’e olan saygısını bu satırlarla dile getirmiştir.Bugün halen bir tartışma konusu olan Achilles’in Mezarının yeri Arrianos’a göre Çanakkale’dedir.Tabii Arrianos bu eseri kaleme alırken eski kaynaklardan özellikle Ptolemaios Lagu ve Aristobulos’un kaleme aldıklarından yararlanmıştır.Ptolemaios ile Aristobulos’un İskender’in komutanlarından olduğu göz önünde bulundurulursa İskender’in böyle bir ziyarette bulunduğu söylemi kuvvetlenmektedir.

1 İskender Mitolojik

-Büyük İskender Achilles’in Mezarı Önünde-

Troya Savaşı’nın M.Ö. 1185 yıllarında gerçekleştiği kabul edilmektedir.Büyük İskender M.Ö.336-323 yılları arasında hüküm sürmüştür.Yani Achilles ile İskender arasında 850 yıl kadar bir zaman bulunmaktadır.İskender atalarının anne tarafından Andromakhe ve Achilles,baba tarafından ise Heracles’e dayandığına inanıyordu.Heracles’in (Herkül) Zeus’un oğlu ve Achilles’in Tanrıça Thetis’in oğlu olması,İskender’in soyunu Tanrılar’a bağlıyordu.Büyük İskender anne tarafından soyunun iki kolunu barıştırmayı hedefliyordu.Bunun nedeni Andromakhe’nin Hector’un eşi ve dolayısıyla Troya tarafında olması,Achilles’in ise Akhalar’ın en güçlü komutanı olup Hector’un baş düşmanı olması ve Achilles’in oğlu Neoptolemos’un Priamos’u öldürmesiydi.Bu iki kolu barıştırmak ve Neoptolemos’un işlediği suçun affedilmesi için,Büyük İskender,Troya Savaşı sırasında hükümdar olan Priamos’un öldürüldüğü yerde kurbanlar kesti.Andromakhe anısına,bölgede (İlion) yaşayan topluluğa ihsanlar yağdırdı.Atası Achilles’in mezarını ziyaret etti ve ona değerli armağanlar sundu.

2 İskender Mitolojik

-Büyük İskender-

Günümüzde Achilles’in mezarının nerede olduğuna dair çeşitli söylemler çıkmakta ve araştırmalar yapılmaktadır.Okurların büyük bir kısmı Troya Savaşı’nın bile kesin olmadığını dolayısıyla Achilles’in Mezarı gibi bir kavramın nasıl olacağını düşünecektir ister istemez.Fakat günümüze ulaşan kaynaklara ve kazılar sonucu bulunan eserlere baktığımızda Troya Savaşı’nın olmadığı da kesin değildir.Şöyle de düşünmek gerekir ki,bu mezar bir anıt niteliği de taşıyabilir.

Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Dr.Derya Şahin ‘Amisos Mozaiği Işığı Altında Akhilleus-Thetis İkonografisi’ konulu yüksek lisans tezinde Akhilleus kültünün Amisos Mozaği üzerinde kompozisyondan hareketle Karadeniz’in güney sahillerine de geldiğine dair buluntuların olduğunu işaret etmiştir.

Ahmet Çağdaş Çatoğlu’nun haberine göre:

‘Dr. Derya Şahin, Akhilleus`la ilgili Karadeniz`de çok fazla buluntu olduğunu söyledi. Samsun Arkeloloji ve Etnografya Müzesi`nde yer alan Amisos Hazineleri`nde ise `Nereidler`in bulunduğunu söyleyen Şahin, “Nereidler, Akhilleus`un annesi Thetis`in kızkardeşleridir. Ve Akhilleus`un öldükten sonra Karadeniz`de bir adaya gömüldüğüne inanılmaktadır” dedi.’

3 İskender Mitolojik

-Achilles’in Ölümü-

Bir başka iddia  ise Achilles’in mezarının Çorum’da olduğudur.2004 yılında bu haber Çorumlular  ile Çanakkaleliler’i karşı karşıya getirmişti.Çanakkaleliler’e göre ise Achilles’in mezarı,Çanakkale Sivritepe Tümülüsü’ndedir,Achilles adına inşa edilmiş olan antik kent ise bu tümülüsün çok yakınındadır.

Özetlemek gerekirse ,günümüzde ne Achilles’in ne de Büyük İskender’in mezarlarının nerede olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur.Fakat kesin olan bir bilgi var ki o da binlerce yıl önce yaşayan bu iki kahramanın ne kadar önemli kişiler olduğudur.Bugün insanoğlu nükleer silahlarla,petrolle,ekonomik sıkıntılarla uğraşırken,kendi döneminde bir mızrak ve bir kalkan ile savaşmış bu isimlerin adını hala unutamamıştır,unutmayacaktır da.

Bu yazıyı yazarken dikkatimi çeken bir başka anekdot ise,atası Achilles’in izinden giden Büyük İskender’in,tıpkı Achilles gibi mezarının kayıp olmasıdır.Rastlantı mı desem,’Tanrılar’ın’ bir hikmeti mi desem bilemedim.

Yazan:Dimitri Daravanoğlu 

Kaynakça:

1-)Arrianos,İskender’in Seferi,Çev.Furkan Akderin,Alfa Yayınevi,İstanbul,2005

2-)Bosworth A.B.,Büyük İskender’in Yaşamı ve Fetihleri,Çev.Hamit Çalışkan,Dost Yayınevi,Ankara,2005

3-)Radikal Gazetesi,7 Haziran 2004

4-)Ahmet Çağdaş Çatoğlu,Haber7,18 Ekim 2007

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.