…Topal olduğu kesindi. Ama çirkin olduğu için mi, yoksa babasına karşı annesine savunduğu için mi … Bilemiyoruz.

Tanrı kavramı çağlar geçtikçe mükemmelliğe doğru erişirken, Olympos’un 12 Tanrısı arasında öyle biri vardı ki, hem çirkin hem topal : Hephaistos ( Hφαιστος ). Fakat bu iki özelliğine rağmen, 12ler arasında en sevilenlerden biri diyebiliriz kendisine. Ateşin, demirciliğin, taş işçiliğinin, heykelciliğin tanrısı… Her önemli mitolojik olayda karşınıza illa ki bir kere çıkar Hephaistos. Achilles’in zırhını o yapmıştır, Hermes’in başlığını, Medusa’nın kesik başını ünlü zırh Aegis’e o işlemiştir, Olympos’taki tüm tahtları o yapmıştır.

Hephaistos

                       Hephaistos

Hephaistos’un doğumuna ilişkin farklı anlatılar mevcut. Homeros’a göre Zeus ve Hera’nın oğludur. Hesiodos’a göre, Hera’nın kıskançlığının bir sonucudur. Bu iki anlatımı takiben farklı hikayeler ortaya çıkmaya başlamıştır ki, kafalar zaten orada karışmaya başlıyor. Bir efsaneye göre, Zeus ile Hera’nın kavga ettiği bir anda annesinin tarafını tutan Hephaistos, Zeus’un hışmına uğrar ve Zeus onu Olympos’tan aşağı fırlatır, düşmesiyle birlikte bacağı sakatlanır ve topal kalır. Bir başka efsanede, Hera, Zeus’un Athena’yı herhangi bir cinsel ilişki olmadan başından doğurması üzerine, kıskançlık krizine girip, Hephaistos’u babasız doğurmuştur. Hephaistos’un çirkinliğini gören Hera, Hephaistos’u Olympos’tan aşağı atmış ve okyanusa düşen bebeği Thetis ( Achilles’in annesi ) büyütmüştür. Bu farklı anlatımında doğurduğu başka mitolojik sonuçlar mevcuttur. Mesela, Hephaistos, Zeus’un kafasına balta ile vurarak Athena’nın doğmasını sağlamıştır. Dolayısıyla, çizimlerde Hephaistos, Athena’dan daha yaşlı gösterilir. Yukarıda da belirttiğim gibi Hephaistos mitleri kafa karıştırıcıdır. Fakat her şekilde ortak olan, Olympos’tan aşağı atıldığı, topal kaldığı ve çirkin olduğudur.

Böyle bir zanaat ustası Tanrı’nın olması ve adına bir tapınak olmaması şaşırtıcı olurdu. Atina’da Thessio isimli bölgede bulunan, Agora arkeolojik alanında, günümüze kadar nerdeyse hiç bozulmamış bir Hephaistos tapınağı bulunmaktadır. Belki de, antik tapınakların nasıl olduğuna dair bize en net görüntüyü veren yer burasıdır. Günümüze kadar sadece frizlerinin bir kısmı kırılıp kaybolmuş, onun haricinde bir tapınağın iç odasının, çatısının, giriş kısımlarının nasıl olduğunu çok iyi gösterir Hephaisteion.

Road to Hephaisteion, Ancient Agora -2mi3-

Road to Hephaisteion, Ancient Agora -2mi3-

Hephaisteion, Thissio -2mi3-

Hephaisteion, Thissio -2mi3-

Hephaisteion’un, kolon tipine bakıp Dor  uslübüyle yapıldığını anlayabilirsiniz. Tapınağın uzun tarafları 31,7 m olup 13 adet kolona ve kısa tarafları 13,7 m olup 6 kolona sahiptir. Kayıtlara göre, tapınağı iç ve dış tarafından çevreleyen frizler, Theseus’u, Heracles’in görevlerini, Centaurlar ve Lapithlerin savaşlarını, Erichthonios’un doğumunu, Thetis’i konu almaktadır. Günümüzde Centaurların Savaşı’nı anlatan frizler iyi denecek kadar korunmuş bir vaziyettedir.

Hephaistion, Centaur Frieze -2mi3-

Hephaistion, Centaur Frieze -2mi3-

Tapınak üzerindeki Theseus frizleri, ilk başta buranın ünlü mitolojik kahraman Theseus adına yapıldığını düşündürmüş. Hatta bölgeye, Thissio ( Θησείο ) denmesi bundan dolayıdır. Fakat Pausanias’ın günümüze ulaşan bilgisine göre, tapınak içerisinde Hephaistos ve Athena’nın heykelleri bulunuyordu. Heykellerin kaidesine ise Erichthonios’un doğumu işlenmiştir. Aslına bakılacak olunursa, tapınak, Athena ile Hephaistos’a adanmıştır. Yapımı Acropolis’teki Parthenon ile aynı yıllara gelmektedir. Fakat Parthenon’un şehrin hakimi Athena’ya ait olduğu düşünülürse, o dönem Hephaisteion’un yapımı ertelenmiş olabilir. Bazı kaynaklar ise bu tapınağın Parthenon’dan daha evvel yapıldığını söylemektedir. Fakat genel olarak bakılırsa, her ikiside Pericles döneminde yapılmıştır.

Statues of Athena and Hephaistos

Statues of Athena and Hephaistos

Tapınağa bugün Hephaistos Tapınağı denmesinin bir başka nedeni ise, bölgede yapılan kazılarda birçok Hephaistos’u ilgilendiren alanlarda ( demir işçiliği, taş işçiliği..) eserlerin bulunması, hatta bu eserlerin Hephaistos’a sunulmuş olduğudur. Genel olarak bölgenin bir Agora olduğunu düşünürsek ve içerisinde birçok zanaatkarın varlığı göz önünde bulundurulursa bu tapınak kuşkusuz Hephaistos’a ait olmaktadır.

Entrance to Hephaisteion, -2mi3-

Entrance to Hephaisteion, -2mi3-

Mitoloji’de, topal, çirkin hatta Olympos’tan atılmış ( sonradan geri alınıyor tabii ki ) olsa da, özellikle Atinalılar için önemlidir Hephaistos. Athena ile ismi sürekli anılır, çünkü mitolojik krallardan Erechtheus’un ( Ἐρεχθεύς ) ebeveynleridirler. Tabii, bu cümleden sonra aklınıza Athena’nın o zaman nasıl bakire bir Tanrıça olduğu sorusu düşebilir. Mitoloji’ye göre Hephaistos, Athena’yı arzulamaktadır. Fakat bakire Tanrıça için bu imkansız demektir. Günün birinde, Athena, Hephaistos’dan zırhını almak için geldiğinde, Hephaistos kendisine tecavüz etmeye kalkar. Athena, bu saldırıdan kurtulur fakat Hephaistos’un spermleri Athena’nın bacağına gelir ve bunun üzerine Athena bir bez ile siler ve aşağı atar. Toprağa düşen spermler’den Erechtheus doğar.

Agora’dan Acropolis’e doğru kafanızı kaldırdığınızda, Hephaistos’un aşağıdan Athena’ya baktığını, Athena’nın da hemen yanında bu garip ilişkinden doğan Erectheus’u görebilirsiniz. Tapınaklar sanki bu hikayedeki Hephaistos’un özlemini, Athena’nın gücünü ve Erechtheus’un tanrısal bir soydan geldiğini gösterircesine inşaa edilmiştir.

Tapınak, 7.yüzyılda kilise olarak kullanılmış. Hatta yukarıdaki fotoğraflarda, tapınağın içine girilen kapıların o dönemde kesildiği düşünülmektedir. Kilise olarak kullanılması, pagan döneme ait heykellerin yıkılmasına ve frizlerin bozulmasına sebep olsa da, bütün olarak binayı korumuş olması bizler için olumlu bir durumdur. Parthenon’un başına gelenler ( daha evvelki yazılarıma bakabilirsiniz, tapınak, kilise, camii olarak kullanılmış, cephanelik olarak kullanıldığı bir dönemde gerçekleşen patlama ile günümüzdeki halini almıştır ) , neyseki Hephaiteion’un başına gelmemiştir.

Hephaistion Ceiling, -2mi3-

Hephaistion Ceiling, -2mi3-

Tapınağın iç kısım ve kolonlar arasındaki tavan kısmı günümüze kadar korunmuştur. Tabii burada, herhangi bir düşmeye ve kırılmaya önlem almak amacıyla bir ağ kullanılmaktadır.

Daha evvel, Parthenon’dan bahsetmiştim, şimdi Hephaisteion’dan bahsettim. İlerleyen günlerde bir başka hikayesi olan Erectheion Tapınağı’ndan bahsedeceğim.

Yazımı bitirmeden önce, beni çok etkileyen, adeta zamanın izlerinin tapınak üzerinde ‘Hephaistos Topaldır’ diye bağırdığı bir detayı aşağıdaki fotoğrafla sizlerle paylaşmak isterim.

Hephaistos The Crippled - 2mi3-

Hephaistos The Crippled – 2mi3-

Yazan : Dimitri Daravanoğlu

Fotoğraflar : Yeşim Minn ve Dimitri Daravanoglu

Kaynakça :

1-) Hesperia, The Sculptures of Hephaisteion,

2-) Object Report 3 : The Hephaisteion

3-) Pausanias Project

Advertisements